|
Tanımı,
nedenleri, tipleri ve eşlik eden sorunlar
Serebral palsi (SP), hareket ve vücudun duruş bozukluğudur.
Serebral palsinin kelime anlamı beyin felcidir.
İnsan vücudu beynin emri altındadır. Hareket etme, düşünme,
konuşma gibi tüm faaliyetleri beynin farklı bölgeleri denetler.
Beynin sol yarımküresi vücudun sağ tarafından, sağ yarımküre ise
vücudun sol tarafından sorumludur; iki yarımküre arasındaki
madde (korpus kallozum) yarımküreler arasındaki iletişimi
sağlar. Serebral palsi, kaslarımızı kullanmamızı sağlayan ve
hareketlerimizi kontrol eden beyin kısımlarının harabiyeti
sonucu gelişir.
SP sadece bir hastalığa işaret etmez, birbirinden farklı bir
grup hastalık tablosunu anlatır, ancak hareket bozukluğu temel
bulgudur. Bazen öğrenme güçlüğü, zekâ geriliği, havale, görme ve
işitme problemleri de eşlik edebilir.
İlerleyici bir hastalık değildir, ancak sinir sisteminin
olgunlaşmasıyla birlikte zaman içinde bazı değişiklikler
görülebilir.
Serebral Palsinin Nedenleri Nelerdir?
Doğumdan önce, doğum sırasında ya da sonrasında (ilk 5 yaşta)
yaşanan olumsuz olaylar serebral palsiye neden olabilir.
Beyindeki hasar ne kadar fazla ise serebral palsi de o oranda
ciddi seyreder.
Doğum sırasında yaşanan zorluklar, gelişmiş ülkeler açısından
SP’nin ilk sıradaki nedenlerinden değildir. Ancak ülkemizde
gebelik takiplerinin yeterli yapılamaması, doğumların olumsuz
koşullarda gerçekleşmesi gibi faktörler SP’nin önde gelen
nedenlerini teşkil etmektedir. Erken doğan bebekler (preterm/prematüre)
zamanında doğanlara göre daha fazla serebral palsi riski
altındadır, dikkatli izlenmeleri gerekir.
Bazen de tüm incelemelere karşın serebral palsinin ortaya çıkma
nedeni saptanamaz.
Serebral palsiye yol açan nedenler:
- Anne karnında geçirilen enfeksiyonlar (mikrobik hastalıklar)
- Gebelikte ilaç ve alkol kullanımı
- Gebelikte yetersiz beslenme
- Plasentanın (eşin) erken ayrılması veya göbek kordonunda sorun
olması
- Ciddi preterm (erken) doğum -özellikle beyin kanaması
geçirenler-
- Düşük doğum ağırlığı
- Doğum sırasında bebeğin beynine yeterli oksijen gitmemesi
- Anne ile bebek arasında kan uyuşmazlığı
- Çoğul gebelikler (ikiz, üçüz)
- Bebekte ciddi sarılık
- Menenjit (beyin zarının iltihabı)
- Beyin kanamaları
- Boğulma
- Kafa travması
- İnme (herhangi bir nedenle vücudun bir tarafının
kullanılamaması)
Serebral Palsinin Tipleri Nelerdir?
SP hafif, orta veya ağır olabilir. Ağır tipte, çocuğun fiziksel
yeteneklerinin tamamına yakını ya da tamamı etkilenmiştir.
SP tipleri:
- Spastik: Kasların gerginliği belirgin olarak artmıştır.
İstemli hareket sırasında gerginlik daha da artar; bu gerginlik
kol ve bacaklarda daha belirgindir. Bu çocukların yürümeye
çalıştıklarında bacaklarını iyi kullanamadıkları, sıklıkla
çaprazladıkları görülür. Serebral palsinin en sık görülen
şekildir.
-
Atetoik (diskinetik): Bu tipte, tüm vücudun hareketi
etkilenir. Yavaş, istem dışı hareketler çocuğun yardımsız
oturması ve yürümesine engel olur, hareketler birbirine karışır,
çocuk hareketlerini kontrol edemez.
- Hipoton: Gevşeklik hakimdir. Önceleri hipotonik olan çocuklar
daha sonra spastik olabilirler.
-
Mikst: Birkaç tipin bir arada görülmesidir. SP’nin en ağır
şeklidir.
Hareket bozukluğunun vücuttaki dağılımına göre
sınıflandırılması:
- Kuadripleji (tetrapleji) ( kuadri veya tetra “dört” anlamına
gelir, pleji “felç” demektir):
Kollar ve bacakların yani dört uzuvun tutulduğu şekildir.
-
Hemipleji (hemi “yarım” anlamına gelir): Aynı taraftaki kol ve
bacağın etkilenmesidir, ancak etkilenme dereceleri farklı
olabilir.
Ailelerin şunu bilmesi önemlidir: özellikle ilk 18 ayda bebekler
her iki kol ve bacaklarını eşit ve simetrik olarak kullanırlar,
yani bu yaş döneminde el tercih yoktur. Eğer bebeğiniz ilk 18
ayda ısrarlı olarak özellikle bir tarafını kullanıyorsa (örneğin
orta hatta tutulan bir oyuncağı hep sol eliyle alıyor, sağ
tarafına koyduğunuz oyuncağı da sol eliyle uzanıp alıyorsa ya da
anlatılanın tam tersi söz konusu ise) çocuk hekiminize bu
gözleminizi mutlaka bildirin. Gerekli görülürse çocuk nöroloji
merkezlerinden birine başvurun.
-
Dipleji: Bacakların kollardan daha fazla etkilendiği şekildir.
Özellikle ciddi preterm olanlar (yani beklenenden daha erken
doğanlar) risk altındadır.
-
Parapleji: Sadece bacakların tutulduğu tiptir.
Hangi Bulgular Serebral Palsiyi Düşündürür?
• Yaşıtlarına göre oturma, emekleme yada yürümenin gecikmesi.
• Yaşıtlarına göre hareket yeteneğinin az olması.
• Kasların çok sert ya da çok gevşek olması.
• Kaslarda güçsüzlük olması ve kas kontrolünün yeterli olmaması.
• Bulunmaması gereken reflekslerin varlığı.
• Daha önce anlatıldığı gibi, 18 aydan önce el tercihinin
olması.
• Denge sağlamada güçlük.
• Sürekli parmak ucunda yürüme.
• Emme ve yutma problemleri.
• Şaşılık.
Hangi Problemler Serebral Palsiye Eşlik Eder?
Aşağıda sıralanan problemlerden hepsi her serebral palsili
çocukta görülmez, ancak her olgunun bu sorunlar açısından
araştırılması ve izlenmesi, ailelerin de önem sırasına göre
yönlendirilmesi gerekmektedir.
Bu problemler:
- Zekâ geriliği, öğrenme güçlüğü
- Epilepsi (havale hastalığı, yani tekrarlayan ateşsiz
havaleler)
- Görme problemleri
- İşitme problemleri
- Konuşma güçlüğü, iletişim problemleri
- Davranış problemleri
- Beslenme ve yutma güçlükleri, özellikle katı besin maddelerini
çiğneyememe
- Kabızlık
- Mideden yemek borusuna ve akciğere kaçak olması (“reflü” adı
da verilen durum)
- Diş problemleri
- Eklemlerde sertleşme, skolyoz (omurganın şeklinin bozulması,
yana eğrilmesi)
- Kalça çıkığı
Çocuklarda havale şekilleri çok farklılık gösterebilir. Vücudun
tamamının kasılma ve titremesiyle birlikte morarma ve ağızdan
köpük gelmesi ile tanımlanan büyük nöbet kolayca tanınır. Bunun
yanı sıra dalma ve duraklama şeklinde, sıçramalar halinde
nöbetler olabilir. Aile çocuğunda buna benzer hareketler
gözlüyorsa mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.
Nasıl Tanı Konur?
Çocuğun öyküsü, muayene bulguları ve başvurulan laboratuvar
yöntemleri ile tanı konur.
•
Öyküde;
– Doğum öncesinde, doğum sırasında veya sonrasında oluşan
olumsuz olaylar sorgulanır; gerekirse doğum yapılan hastaneden
ve bebeğin doğumdan sonra tedavi gördüğü hastaneden yazılı bilgi
(epikriz) alınır.
– Bulguların ilerleyici olup olmadığı mutlaka sorgulanmalıdır.
Kazanılan becerilerin kaybı varsa serebral palsi dışında
kalıtsal hastalıklar araştırılmalıdır.
• Gelişim basamakları;
– Çocuğun ulaştığı kaba motor, ince motor, dil ve sosyal gelişim
düzeyi gözden geçirilir; yaşına göre varsa eksik alanları
belirlenir.
•
Nörolojik değerlendirme;
– Gözlem sırasında, bu yazı içinde “hangi bulgular serebral
palsiyi düşündürür” başlığı altında yer verilen bulgular
araştılır. Hareketlerin her iki vücut yarısında simetrik olup
olmadığına bakılır. Aynı zamanda çocuğun çevreyle ilişkisi,
tepkileri, davranışları da gözlenir.
– Çocuk istemli bir harekete yönlendirildiğinde kollarında
ve/veya bacaklarında kasılma, gerginlik, normal dışı duruş
pozisyonu ya da istemsiz hareket olup olmadığı belirlenir.
– Nörolojik muayene tamamlanır. Ek sorunlar (görme, işitme gibi)
gözden geçirilir.
• İlkel refleksler;
– Yenidoğanda ve ilk birkaç ayda görülen reflekslerin, çocuğun
ayına göre kaybolup kaybolmadığına bakılır.
•
Sonuç;
– Bütün bu verilerin ışığında serebral palsi tanısı konuyorsa
tipi, dağılımı ve ağırlık derecesi belirlenir. Ek sorunlar
çocuktaki önem sırasına göre belirlenir.
Tanı sürecinde kullanılan laboratuvar yöntemleri şunlardır:
- Elektroensefalografi (EEG)*: Nöbetleri olan ya da bu konuda
şüphe taşıyan çocuklarda yararlanılır.
- Bilgisayarlı Beyin Tomografisi veya Magnetik Rezonans
Görüntüleme: Farklı kesitler alınarak beynin yapısı incelenir.
Beyin dokusu ile en ayrıntılı bilgi veren inceleme magnetik
rezonans görüntülemedir.
- Doğumsal metabolik hastalıkların saptanmasına yönelik olarak
kan ve idrar örnekleri özel tetkiklerle incelenir.
- Göz ve işitme muayenesi yapılır ve hekimin uygun gördüğü
aralıklarla kalça grafisi çekilir.
Buraya kadar anlatılanlara dayanarak en sık görülen SP
tablolarını ve eşlik eden sorunları şöyle özetleyebiliriz:
Spastik Hemipleji:
• Tek taraflı güçsüzlük.
• Kol genelde bacaktan daha fazla etkilenmiştir.
• Öğrenme güçlükleri olabilir.
• Şaşılık (strabismus).
• Havaleler eşlik edebilir.
Spastik Dipleji:
• Bacaklar kollardan daha fazla etkilenmiştir.
• Bacaklarda makaslama şekli ve parmak ucunda yürüme görülür.
• Spastik hemiplejiye göre öğrenme güçlüğü ve havale daha
nadirdir.
Spastik Kuadripleji:
• Her iki kol ve bacak etkilenmiştir.
• Zihinsel problemler sıktır.
• Havale sıklıkla görülür.
• Birçok tibbi sorun eşlik eder.
Diskinetik:
• İstem dışı hareketler görülür.
• Erken dönemde (özellikle süt çocukluğu döneminde) bedende
gevşeklik vardır, giderek hareket bozukluğu yerleşir.
• Konuşma bozuklukları vardır.
• Yürümede güçlük görülür.
• Gövdenin dengesi tam değildir.
• Rahatsızlık yüksek dereceli sarılık sonrası gelişmiş ise
sağırlık da olabilir.
Uyarı:
• Serebral palsi giderek kötüleşen bir hastalık değildir. Ancak
düzgün fizik tedavi görmeyen olgularda kalıcı eklem sertlikleri
oluşabilir. Eğer çocuğunuzda düzenli fizik tedavi yapılmasına
rağmen gerileme hissediyorsanız (örneğin oturma yeteneğini
kazanmış bir çocuk oturamıyorsa) doktorunuzu bilgilendirin. Bu
durumda çocuğunuzun yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Kesin tedavisi yoktur. Ancak erken başlanan ve düzenli
sürdürülen fizik tedavinin önemi tartışılmazdır. Fizik tedavinin
amacı, hareketlerin kolaylaştırılması, yanlış pozisyonların
düzeltilmesi ve kalıcı deformitelerin, yani eklem sertliklerinin
önlenmesidir. Çocuğa günlük yaşamında ihtiyaç duyduğu
hareketlerin öğretilmesi hedeflenir, böylelikle bağımsızlık
kazanmasına yardımcı olunur. Bunlar özellikle beslenme, tuvalet
ihtiyacı, banyo, giyinme ve soyunmadır. Mümkün olan en iyi
sonucu almak amacıyla yardımcı cihazlara da başvurulabilir.
Serebral palsili bir çocuğun takibi, (çocuk hekimi, çocuk
nöroloğu, fizyoterapist, eğitim uzmanı, psikolog gibi uzmanların
katılımıyla) birden fazla disiplinin birarada çalışmasını
gerektirir. Gerektiğinde, (ortopedi ve beyin cerrahisi gibi)
diğer bilim dallarından da yardım alınır. Göz ve işitme
problemleri ilgili hekimlerle çözümlenir.
Fizik tedavinin yanı sıra eğitim de tedavinin ayrılmaz bir
parçasıdır.
Tedavide ağızdan verilen kas gevşetici ilaçların yararı
kanıtlanamamıştır. Bazı özel durumlarda cerrahi girişimlere veya
botulinum toksini enjeksiyonuna başvurulabilir, ancak bu
girişimlere birçok disiplinin bir araya gelip birlikte karar
vermesi gerekir.
Ailelere Öneriler
Aileler SP tanısını duyduklarında sıklıkla büyük bir hayal
kırıklığı ya da suçluluk duygusu yaşarlar. Ailelerin bu
durumlarını paylaşabilmeleri için ülkemizde de sosyal dayanışma
gruplarına ihtiyaç vardır.
Ailelere şu önerilerde bulunabiliriz:
• Serebral palsi ile ilgili bilgilerinizi arttırın. Ne kadar çok
bilgi sahibi olursanız kendinize ve çocuğunuza o kadar çok
faydalı olabilirsiniz.
• Çocuğunuza zaman ayırın, sorunu yokmuş gibi onunla oynayın,
birlikte iyi vakit geçirin. Onu ve kendinizi toplumdan
soyutlamayın.
• Serebral palsili bir çocukla uğraşmak zordur ve çok zaman
alır. Mutlaka çevrenizden yardım alın, benzer sorunları olan
ailelerle görüşmeye çalışın.
• Yeni gelişmeleri izleyin. Gazete ve dergilerden, televizyondan
ya da çevrenizden çocuğunuz için farklı veya yeni tedavi
yöntemleri duyabilirsiniz. Bu durumda sağlık kuruluşlarına
danışın ve böyle bir tedavinin yararı ya da muhtemel zararları
hakkında bilgi alın. Bu tür haberlerinin çoğunun gerçeği
yansıtmadığını göreceksiniz.
• Şartlar ne olursa olsun umutsuzluğa kapılmayın; gelişmelerin
beklediğiniz hızda olmamasının yarattığı hayalkırıklığının sizi
fizik tedavi ve eğitimden uzaklaştırmasına izin vermeyin. Bugün
tedavide varılan nokta, a) tedaviye erken başlanmasının ve b)
aralıksız, düzenli olarak sürdürülmesinin önemine işaret
etmektedir. Çocuğunuzun küçük aşamalar kaydetmesi ve sizin bunu
gözlemeniz cesaretinizi arttırmalıdır.
|